24 Mayıs Perşembe
Haberler
Formpres 2010’da İhracat Hedefliyor
Tarih
:
19.12.2009
Kaynak
:
Haber Ortak
Haber Başlığı
:
Formpres 2010’da İhracat Hedefliyor

Türkiye’de gerçekleştirmeyi ve 2010 yılından itibaren ihracata başlamayı planlıyor. Çin`de üretim yaptırmalarının gerekçelerini ucuz işçilik, hammadde ve enerji olarak gösteren Formpres Endüstri Makinaları Paz. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. Genel Müdürü Nejat Elçırpan, henüz çok yeni bir firma olmalarına rağmen 40’a yakın makina teslimi yaptıklarını bildirdi. Ürünleri arasında 25 tondan 400 tona kadar çeşitli kapasitelerde presler bulunduğunu ileten Elçırpan, Türkiye’de üretilmeyen veya az üretilen ürünleri yurtdışında yaptırarak müşteri ihtiyaçlarını karşıladıklarını söyledi. Bu şekilde sanayiciye daha ekonomik şartlarda ürün satışı yaptıklarını ifade eden Elçırpan, “Çin’de eksantrik pres konusunda profesyonelce çalışan firma sayısı çok artmış durumda. Bu konuda deneyimleri de var. Bizim makinalarda istediğimiz değişikliklerin tamamını yapıyorlar” diye konuştu.
MAKİNALARI TAMAMIYLA TÜRKİYE’DE ÜRETMEYİ DÜŞÜNMÜYOR
Firma olarak 2008 yılı hedeflerine ulaştıklarını aktaran Elçırpan, bu yıldan itibaren makinalarındaki bazı uygulamaları Türkiye’de yapacaklarını açıkladı. Müşteri isteklerine bağlı olarak yapılan bu uygulamaların kendilerine ekonomiklik sağlamayacağını ancak kullanıcı için değişik avantajlar yaratacağını anlatan Elçırpan, uzun vadede bu makinaların tamamıyla Türkiye’de üretilmesi gibi bir düşünceleri olmadığını kaydetti. Bunun nedeni olarak Türkiye’deki pahalı hammadde, işçilik ve enerji maliyetlerini gösteren Elçırpan, "Sanayicinin bu makinalara ihtiyacı var ve sanayicinin bu makinaları kullanabilmesi için, globalleşen dünyada Uzakdoğu’nun bu artılarını Türkiye’ye yansıtmak gerekir" dedi.
MAKİNAMIZIN ARKASINDAYIZ
Faaliyetlerini şu an için teşhir mağazalarında sürdürdüklerini ancak ileriye dönük üretim planlarının olduğunu söyleyen Elçırpan, şirketlerinin en önemli özelliğini makinalarının arkasında durmak olarak özetledi. “Makinamızı müşteriye teslimden 30 gün sonra müşterimiz bizi çağırmasa da gider kontrol ederiz. 60 gün sonra yine ve 90`ıncı günde yine gider kontrolümüzü yapar, müşterilerimizin şikayetlerini dinleriz. Sonrasında da her altı ayda bir
makinamızı denetlemeye gideriz" diye konuşan Elçırpan, “Yerinde tespit uygulamasıyla makinada hata varsa, ya da makinanın kullanımında hatalı uygulama söz konusu ise müdahale ederek daha uzun ömürlü çalışmasını sağlıyoruz” dedi.
ORTADOĞU ÜLKELERİNE İHRACAT HEDEFLİYOR
Firmalarının yurtdışı pazarlar konusunda da önemli hedefleri olduğuna dikkat çeken Elçırpan, şu an ihracat yapmadıklarını, 2010 hedefleri içinde ihracatın da önemli paya sahip olduğunu kaydetti. Hedef pazarlarının daha çok Orta Doğu ülkeleri olacağına işaret eden Elçırpan, "Çünkü Ortadoğu ülkeleri makina ihtiyaçlarını bizden karşılamak istiyorlar. Bu nedenle firma olarak bu pazarlara yöneleceğiz" açıklamasında bulundu.
Türkiye makina sektörüne ilişkin değerlendirmelerini de aktaran Elçırpan; sektör olarak rekabette öne çıkmak için kısa zamanda en kaliteliyi üretmek gerektiğini vurgulayarak,
enerji, hammadde ve işçilik maliyetlerinin ekonomik hale getirilemediği sürece global piyasalarda rekabetin mümkün olamayacağını kaydetti.
KRİZDEN ÇIKIŞ YOLU ÜRETİMİ DAHA DA ARTIRIP EN UZAK PAZARLARA ULAŞMAK
Bugün içinde bulunduğumuz krizin önceki yaşadıklarımızdan farklı olduğuna dikkat çeken Elçırpan, “Öncekilerde kriz ülke içindeydi, şimdi dünya krizde. Önceki kriz dönemlerinde ihracata çalışan firmalarımız hayatlarını devam ettirebiliyorlardı ancak şu an makina alacak firmalar da yatırımlarını azalttı çünkü onlarda da kriz var. Ortaya çıkan gerçek, fiyat olarak dünyadaki en ucuz ürünü imal etmemizin gerektiği. Bu da yetmez, aynı zamanda en kalitelisi olmalı. Bunu sağlamak için otomasyon ve birim zamandaki üretim rakamlarının çoğaltılması hayati öneme haiz. Pazarlamanın da çok büyük önemi var. İlginç bir gözlemimi aktarayım; Türkiye’de kriz önlemi olarak bazı firmalar işçi çıkartarak masraflarını azaltıyor, bazıları ise üretimi daha da çok artırıp ürünlerini ulaşabilecekleri en uzak noktaya pazarlamaya çalışıyorlar. Bana 2. yöntem daha doğru geliyor. Bunu yapabilirsek krizden çok daha kolay çıkarız. Çünkü artık yurtdışında hazır alıcı yok. Dolayısıyla; fiyat, kalite ve terminde güvence kriterlerini sağladığımız zaman bizi tercih etmelerini de sağlamış oluruz” dedi.
Reel sektöre devlet ve finans kuruluşları tarafından çok ekonomik kredilerin sağlanması gerektiğini söyleyen Elçırpan, “Çok üretmek için yatırım yapmak lazım. Yatırım için finansmana ihtiyaç var. Finans kaynakları ise şu anda Türkiye’de kredileri geri çağırıyor. Faiz oranları yükseliyor. Oysa Türkiye’de yeterli finansmanı olmayan müteşebbis insanlar üretim yapabilmek için çırpınıyor. Reel sektör yıllardır çok kısıtlı imkanlar içinde üretim yapmaya çalışıyor ama bu sektörün de olmazsa olmazı finansman desteği. Devletin ve finans kuruluşlarının en ekonomik krediyi sağlaması lazım ki bu imalatçıların önü açılsın. Çin ve Hindistan’da olduğu gibi gerçek üreticilere destek verilmeli” dedi.



